Kom Geleneğinin Oluşumu ve Sanata Biçilen Roller
1970’li yıllardan itibaren çeşitli isimler altında örgütlenme çalışmalarına girişen Kürt hareketi, esas olarak sol bir terminoloji ve dünya görüşünü referans almaktaydı. Örgütlenme perspektifine paralel olarak bireysel sanatçı, yerini kolektif çalışma anlayışını ön plana çıkaran toplumcu sanatçıya bırakır. Mücadelenin bireysel değil kolektif bir anlayışla sürdürülebileceği fikri gittikçe güçlenmeye başlar. İşçi dernekleri ve sendikaların kendi küçük performans müzik grupları ortaya çıkar. Kaldı ki bu dönemdeki baskılar ve ölüm tehditlerinden dolayı bireysel olarak bir karşı duruş sergilemek çok da mantıklı değildi. Marksist ideolojiden beslenen, sanatçıyı toplumsal bir varlık olarak, fiziksel ve düşünsel açıdan sanatsal ürününü toplumsal bir yaratı olarak gören, dolayısıyla da yaratılan bu sanatın “toplum için olduğunu” savunan bir anlayış söz konusudur. Buna göre sanatçı, topluma karşı sorumluluk sahibi olmalıdır. Sanatçı, toplumsal eşitsizlikleri ve sömürüyü görüp bunları deşifre etm...